Kuran Okumanın Önemi

<strong><h1><font color="#FFB871">KURAN OKUMANIN ÖNEMİ</h1></strong></font>
<font size="+1" color="#C8FF91">

Kendilerine verdiğimiz Kitabı gereği gibi okuyanlar,işte ona iman edenler bunlardır..."Bakara,121.Ayet

Bir an için hayatınız boyunca en çok sahip olmak istediğiniz imkanın size sunulduğunu, fakat sizin bu teklifi değerlendiremeyip, geri çevirdiğinizi düşünün. Hayatınızı tamamen değiştirebilecek bu yanlış karardan sonra kimbilir ne kadar büyük bir pişmanlık yaşar, o ana geri dönüp kararınızı değiştirebilmeyi ne kadar çok istersiniz. Ama artık çok geçtir ve zamanı geriye çevirmek mümkün değildir. Yapılacak en akılcı şey bundan sonra benzer bir hataya düşmemek için tedbir almaktır. Bu yanlış kararı almanızda etkisi olan kişileri düşünür, bir daha bu tarz kimselerin etkisi altında kalmamaya kendi kendinize söz verirsiniz.

<br>Şu anda da birçok insan için bu durum geçerlidir. Dünya üzerindeki tüm insanların önüne, dünyadaki en büyük fırsatla dahi kıyas edilemeyecek kadar büyük bir imkan sunulmuştur. İnsanların büyük bir bölümü ise bu büyük imkanı görmezden gelmekte, akıl ve vicdanlarıyla değerlendirmeyip geri çevirmektedirler. Allah yeryüzündeki tüm insanlara hem dünyada güzellik, iyilik, adalet, eşitlik, bolluk, refah ve huzur dolu bir hayat, hem de ahirette insanın aklının dahi alamayacağı nimetlerin en güzelleri içinde, ebedi bir yaşam vaat etmektedir. Bu davet, Allah'ın elçileri ve insanlara bir rehber olarak indirdiği kutsal kitapları aracılığı ile tarih boyunca istisnasız tüm insanlara yapılmıştır.

Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav)'in de Kuran aracılığıyla tüm insanlara yaptığı bu davet, hakkıyla takdir edebilenler için, önemli bir fırsat, çok büyük bir lütuf ve Allah'tan bir nimettir. Vicdan ve akıl sahibi her insandan beklenen ise böylesine büyük bir fırsatı dikkatle değerlendirmek, önem vererek düşünmek ve bu fırsattan gerektiği gibi istifade etmektir. Aksi bir tutum, yani Kuran'da bildirilen gerçekleri göz ardı etmek, dinlememek ve düşünmemek ya da bu gerçeklerden inkar ederek kaçmak ise, ahiret gününde başta verdiğimiz örnekle kıyaslanamayacak kadar büyük bir pişmanlığa sebep olacaktır. Üstelik bu, hiçbir şekilde telafi edilemeyecek, geri dönülemeyecek bir pişmanlıktır.

Allah'ın davetine bugün icabet etmeyenler, o zorlu gün geldiğinde "… Keşke (dünyaya bir daha) geri çevrilseydik de Rabbimiz’in ayetlerini yalanlamasaydık ve müminlerden olsaydık" (Enam Suresi, 27) derler. Ama artık pişman olmak için çok geçtir. O gün, her insan için dünya hayatları boyunca yapıp ettikleriyle ilgili hüküm verilmiş, herkes alacağı karşılığı almıştır.

<br>Ancak dünya hayatındaki bu kaçışın üzerinde en çok durulması gereken yönü, insanların içinde ne yazdığını dahi bilmeksizin Kuran okumaya, öğrenmeye ve dinlemeye karşı direnmeleri, Kuran'dan yüz çevirmeleridir. İnsanların büyük bir bölümü Allah'ın kendilerini nasıl bir hayata ve nasıl bir ahlaka davet ettiğini bilmeden, sahip oldukları ön yargılar nedeniyle, Kuran ayetlerinden kaçarlar. Tarafsız ve ön yargısız bir şekilde değerlendirmez ve elçilerin davetini reddederler. Bu red, insanları büyük bir yıkıma götüren ilk adımdır. Ancak insanların büyük bir bölümü, içinde bulundukları şiddetli gaflet hali ve fikri saplantı nedeniyle bunun farkında dahi değildirler.
<br>Kuran'ı şimdiye kadar hiç okumamış ya da okumak isteyip de şu ana kadar sahip olduğunuz ön yargılardan dolayı okumaktan vazgeçmiş olabilirsiniz. Belki günlük işlerinizin yoğunluğundan dolayı vakit ayıramayacağınızı düşünerek böyle bir karar vermiş, belki de çevrenizden "aman fazla okuma, yoksa kendini kaptırırsın" gibi hiçbir mantığı olmayan olumsuz telkinler almış olabilirsiniz. Ya da saydığımız bu ihtimallerin hiçbirini yaşamamış ve Kuran'ı okumayı aklınızın ucundan dahi geçirmemiş olabilirsiniz. Ancak önünüzde hala büyük bir imkan var: Şeytanın, insanların Kuran'ı dinlemelerine engel olmak için verdiği emirlere uymayıp, vicdanınızın sesini dinleyebilirsiniz.

<br>Eğer Kuran'ı okuyan, ayetlerde bildirilen gerçekleri bilen bir insansanız, yine önünüze güzel bir fırsat çıkmış durumda. Buraya kadar anlatılanlardan, Kuran'dan kaçan insanların ne kadar büyük bir zararda olduklarını görmüş vicdanlı bir insan olarak, başkalarının da Kuran'ı okumalarını tavsiye edebilirsiniz. İnsanları Allah'ın dinini öğrenme, Kuran ahlakını yaşama, İslam'ın sunduğu güzellikleri öğrenme konusunda teşvik edebilirsiniz.

Herşeyi yoktan var eden ve dünyayı insanlar için bir deneme kılan Rabbimiz, şeytana güç verip insanlara "işitme, dinleme, düşünme" dedirtmektedir. Ancak siz bu denemenin farkına varıp, şeytanın emirlerine kulaklarınızı tıkamalı ve vicdanınızın "işit, dinle" diyen sözüne uymalısınız. Unutmayın ki, size şeytanın telkinlerini aktaran, Allah'a iman etmenizi engelleyen, güç ve iktidar sahibi görünen önderleriniz de, Allah'ın sizi denemek için yarattığı varlıklardır. Allah şeytanın bu çağrılarına nasıl karşılık vereceğinizle ilgili olarak sizi denemektedir. Aynı şekilde, onların "kitapları okumayın, yazılanlardan uzak durun, düşünmeyin" emirlerini veren sesi yaratanın da Allah olduğunu sakın aklınızdan çıkarmayın.

Unutmayın ki, bu kişilerin her birinin ayrı ayrı güç sahibi olduğunu düşünerek, onlardan çekinmek, korkmak ve hiç düşünmeden onlara itaat etmek çok büyük bir yanılgıdır. Çünkü o kişilerin her biri de Allah'ın kendileri için yazdığı kadere uymakta ve Allah dilemedikçe hiçbir şeye güç yetirememektedirler. Ancak kesin olan tek bir gerçek vardır, o da tüm insanların bugün ya da yarın, yakın ya da uzak bir zamanda mutlaka ölüm melekleriyle karşılaşıp, yapayalnız hesaba çekilecekleridir. Her insan istese de istemese de beyaz bir beze sarılıp, yerin üç metre altına girecek ve üstüne kürek kürek toprak atılacaktır.<br>Her insan Allah'ın huzuruna çıkacaktır. Ve bilin ki insan, Allah'ın huzuruna çıktığı anda yanında kendisine Allah'ı inkar etmesinde destek olan, teşvik eden, hatta bizzat kendisi de inkar eden, dost sandığı kişilerden hiçbiri olmayacaktır. Bu nedenle şu an sizi inkara teşvik eden kişilerin canlı, dinç ve sağlıklı olmaları sizi sakın aldatmasın. Çünkü hesap günü geldiğinde o kişilerin hiçbirini yanınızda bulamayacaksınız. Allah ayette şu şekilde bildirir:

Andolsun, sizi ilk defa yarattığımız gibi (bugün de) 'teker teker, yapayalnız ve yalın (bir tarzda)' Bize geldiniz ve size lutfettiklerimizi arkanızda bıraktınız. İçinizden, gerçekten ortaklar olduklarını sandığınız şefaatçilerinizi şimdi yanınızda görmüyoruz. Andolsun, aranızdaki (bağlar) parçalanıp-koparılmıştır ve haklarında zanlar besledikleriniz sizlerden uzaklaşmıştır. (Enam Suresi, 94)

O nedenle siz de o gün gelmeden önce Kuran gerçeğinden kaçmaktan vazgeçin, vaktinizi Kuran'ı okumaya ve okutmaya, Kuran ayetleri üzerinde düşünmeye ve düşündürmeye ayırın.

"Gerçekten Allah'ın Kitabını okuyanlar,namazı dosdoğru kılanlar ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden gizli ve açık infak edenler,kesin olarak zarara uğramayacak bir ticareti umabilirler."Fatır,29   (Cenneti umanlar) 
 <strong><h1><font color="#FFB871">KURAN'DA HER  ŞEY AÇIKLANMIŞTIR </h1></strong></font>

Gerçek şu ki kulluk eden bir topluluk için Kuran'da 'açık bir mesaj' (veya gerçek bir çıkış yolu) vardır."
(Enbiya Suresi, 106)

Yukarıdaki ayette de belirtildiği üzere Kuran dünya üzerindeki tüm insanlara apaçık bir mesaj, bir tebliğ ve belağdır, yani duyurudur. İnsanlara bir öğüt, şifa, rahmet olan, içinde bulunduğu sıkıntı ve zorluklardan uzaklaştıran gerçek bir çıkış yoludur. Batıl ona önünden de ardında da gelemez. (Fussilet Suresi, 42)

Allah insanın karanlıklardan nurlara çıkması için her konunun açıklamasını ve çözümünü Kuran'da bildirmiştir. Allah, "... Biz Kitap'ta hiç bir şeyi noksan bırakmadık, sonra onlar Rablerine toplanacaklardır." (Enam Suresi, 38) demektedir. Elbette ki Kuran her şeyi en mükemmel, en hikmetli ve en özlü şekilde açıklar. Bu, Allah'ın kullarına olan rahmetinin bir tecellisidir. Aynı zamanda Kuran sonsuz akıl, bilgi, hüküm ve hikmet sahibi olan Allah'ın sözleri olduğu için bir benzerinin hiçbir şekilde oluşturulması -bütün insanlar ve cinler bir araya gelseler ve birbirlerine yardımcı olsalar dahi- mümkün değildir. (İsra Suresi, 88-89)

Allah Yusuf Suresi 111. ayetinde Kuran ile ilgili şöyle demektedir;

"... Bu Kuran düzüp uydurulacak bir söz değildir, ancak kendinden öncekilerin doğrulayıcısı, her şeyin 'çeşitli biçimlerde açıklaması' ve iman edecek bir topluluk için bir hidayet ve rahmettir."

Allah insanları yaratırken yaşamları boyunca nelere ihtiyaç duyacaklarını onlardan daha iyi bilmektedir. Bu sebeple de insanların merak edecekleri, faydalanacakları her konuyu Kuran'da çeşitli biçimlerde, açık, net ve anlaşır bir dil ile anlatmıştır. Kuran'da bildirildiği gibi Allah'ın sözleri "tastamamdır". Böylelikle Kuran'ı kendisine rehber edinen bir insanın en doğru ve en gerçek bilgilere ulaşması mümkündür.

Allah Kendisinin tek hakem olarak alınması gerektiğini ve sözlerinin tastamam olduğunu Kuran'da şöyle haber vermiştir;

"Allah'tan başka bir hakem mi arayayım? Oysa O, size Kitabı açıklanmış olarak indirmiştir. Kendilerine Kitap verdiklerimiz, bunun gerçekten Rabbinden hak olarak indirilmiş olduğunu bilmektedirler. Şu halde, sakın kuşkuya kapılanlardan olma. Rabbinin sözü, doğruluk bakımından da, adalet bakımından da tastamamdır. O'nun sözlerini değiştirebilecek yoktur. O, işitendir, bilendir."
(Enam Suresi, 114-115)

Nitekim Hz. Muhammed de kavmine başvurulması gereken tek kaynağın Kuran olduğunu söylemiştir. Ancak kavmi büyüklerinden öğrendikleri bilgileri ve alışkanlıklarını bırakarak Kuran'ın izinden gitmeyi kabul etmemiştir. Bunun üzerine ise Resulullah (s.a.v) Allah'a kavmiyle ilgili olarak şöyle demiştir;

"Rabbim gerçekten benim kavmim, bu Kuran'ı terk edilmiş (bir kitap) olarak bıraktılar."
(Furkan Suresi, 30)

Kuran'ı tek ölçü olarak almayan insanların ise büyük bir zorluk ve karmaşa içerisine girmesi kaçınılmazdır. Çünkü bir insanın yaşamına yalnızca Kuran yön vermediğinde atalarından, büyüklerinden ve çevresinden öğrendiği doğrular ve yanlışlar devreye girecektir. Bu nedenle de kimine göre doğru olan bir konu kimine göre yanlış olacağından bir fikir birliği oluşamayacak, müthiş bir karmaşa doğacaktır. Herkes kendi nefsinin arzu ve tutkularına göre hareket edecektir. İşte böyle bir ortamın oluşmaması için her insanın gerçek dinini ve Rabbinin kendinden neler istediklerini yalnızca Kuran'dan öğrenmesi gerekir. Nitekim Allah Kuran'da insanları şöyle uyarmaktadır;

"Onlar hala cahiliye hükmünü mü arıyorlar? Kesin bilgiyle inanan bir topluluk için hükmü, Allah'tan daha güzel olan kimdir?"
(Maide Suresi, 50)<br><br>
<div align="center"><b><a href="http://www.harunyahya.org/

<strong><font size="+0" color="#FFBC79">BU SİTE HARUN YAHYA ESERLERİNDEN FAYDALANILARAK HAZIRLANMIŞTIR</font></a></b></div>

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !